Google

AmbalaJ

Ambalaj hakkında herşey bu blogda.

Ekstrüzyon Kaplama Ve Laminasyon Üretim Prosesleri

 

 

Ülkemiz ambalaj sektöründe,halen sanayicimizin yabancı olduğu fakat tüm Dünya’da sektörün çok önemli bir kısmında en gözde üretim metodu olan Ekstrüzyon kaplama ve laminasyon üretim modeli konusunda bugün sizlere ana başlıklar halinde bazı kritikler vermeyi uygun bulmaktayım ki bu çok önemli konu ülke sanayicimizin dikkatini çekebilsin….

 

Ekstrüzyon kaplama ve laminasyon üretim modeli, ikinci dünya savaşı sıralarında, Amerika Birleşik Devletleri ordusunun arazideki cephane ve tedarik stoklarının korunabilmesi amacı ile ortaya çıkmış bir üretim prosesidir. Bu cephane ve tedarik stoklarının açık arazide atmosfer şartlarından korunabilmesi amacı ile fevkalade bariyerli ve düşük maliyetli bir koruma malzemesi ihtiyacı ile üretimine başlanılan malzemeler için kraft kağıdın polietilen ile sıvanması yolu ile fevkalade bariyerli ve de düşük maliyetli koruma malzemeleri yapılmış ve bu yolla dünya bu emsalsiz üretim metodu ile tanışmıştır.

 

Plastifiyen hammaddenin (LDPE/LLDPE/HYPE/OPP/COPOLİMER/İONOMER) basınç ve sıcaklık etkisi ile belirli bir genişlikteki dudak arasından, kaplanacak veya lamine edilecek malzeme arasına akıtılması yolu ile meydana gelen üretim metoduna Ekstrüzyon sıvama veya ekstrüzyon laminasyonu üretimi denilmektedir.Bu yolla birçok değişik malzeme Plastifiyenler ile başkaca hiçbir yardımcı malzemeye gerek duyulmadan kaplanabilmekte veya iki yada daha çok malzeme birbirleriyle lamine edilebilmektedir.Burada üretim teknikleri üzerinde fazlaca durmadan, ekstrüzyon kaplama veya ekstrüzyon laminasyonu proseslerinin, sağlıyacağı faydalar konusunda kısaca görüşlerimi bildirmek istemekteyim. Bu proses ile yapılacak imalatlarda aşağıdaki kazanımların dikkate alınılması fevkalade önemlidir;

 

-         Gerek kaplama ve gerekse laminasyon proseslerininin hiçbir çeşidinde tutkal kullanılmaması nedeni ile çok büyük maliyet tasarrufu,

-         Hertürlü malzemeye kaplama veya laminasyon uygulayabilme imkanı (kağıt,karton,aluminyum,plastik filmler,nonwoven v.s.)

-         Kaplanacak veya lamine edilecek malzemelerin kalınlıklarının ve kalınlık farklılıklarının üretimi etkilememe özelliği

-         Kaplanacak veya lamine edilecek malzemelerin yüzey pürüzlülüklerinin üretimi etkilememe özelliği

-         Hertürlü bariyer özelliklerini (su dayanımı,oksijen geçirimsizliği,nem geçirimsizliği, koku geçirimsizliği,yağ geçirimsizliği v.s.) sağlayabilecek üretim yapabilme imkanı

-         Her türlü sektöre (gıda,inşaat,makine,demir-çelik,hijyen,otomotiv,beyaz eşya, ulaşım, çimento, deniz ürünleri, meyve-sebze v.s.) hitap edebilecek çok geniş bir konjonktürde üretim yapabilme imkanı

-         Minimal stok ile maksimum üretim yapabilme imkanı

 

Yukarıda kısaca bazı özelliklerinden bahsetmiş olduğumuz, günümüzün ve geleceğin bu müstesna üretim prosesine, arzumuz o dur ki, tüm gelişmiş ülke ambalaj sektörlerinde ki kullanım miktarlarının hiç olmazsa bir miktarına da, ülkemiz ambalaj sektörü olarak yetişebilelim.

 

Sezer Kaplan

I. GİRİŞ

Ambalajın tarihçesini incelediğimizde tarih öncesi dönemlerde şarap taşımak

amacıyla kilden yapılmış olan amforalar sınai ve sevk ambalajın ilk örneklerini teşkil

etmektedirler. Tüketici ambalajının ilk örneği ise eski Mısır’da parfüm taşımak

amacıyla kullanılan cam şişelerdir. Aynı dönemlerde cam ve kil dışında kullanılan bir

başka ambalaj çeşidi de tulumlardı.

Sanayi devrimi ile birlikte eski çağda kullanılmaya başlanmış olan ambalaj

malzemelerine kağıt, karton ve metaller eklendi. Bunu takiben 1950’den başlayarak

1970’lere kadar çok hızlı bir büyüme gösteren plastik, ambalaj sanayiinin malzeme

çeşitliliği açısından olgunluk devresine girmesini sağladı.

1980’lerde ise, yeni malzeme arayışı son buldu ve araştırmacılar mevcut

malzemeyi geliştirmeye yöneldiler. Böylece, ambalajlarda kullanışlılık, görünüm,

hijyen, dayanıklılık, estetik ve son dönemde, çevre dostu olma özellikleri önem

kazandı.

a. Ürün Tanımı

Ambalaj, ürünlerin dışarıdan gelen etkilere karşı korunmasını, kolay taşınmasını

ve depolanmasını sağlamak amacıyla ağaç, cam, metal, plastik, oluklu mukavva,

kağıt/karton gibi ana materyallerden oluşan ve böylelikle ürünü tamamlayan çok

önemli bir unsurdur.

Ambalajlamada ana malzemeler doğrudan kullanıldığı gibi kimi zaman zaman

birbirleriyle bağlanarak ya da iki yüzeylerine kaplama yapılarak fleksibl ambalaj

olarak da kullanılabilirler.

Kullanılan ambalajlama teknikleri ve hangi çeşit ambalajın daha çok tüketildiği,

ülkelerin medeniyet seviyelerini de ortaya koyan ayrı bir unsurdur. Ayrıca, son

yıllarda geri dönüşüm tekniklerinin de gelişmesiyle, geri dönüştürülebilen ambalaj

çeşitlerinin kullanımında bir artış görülmektedir.

b. Sektöre Genel Bakış

Dünyada yıllık ambalaj satış cirosu 475 Milyar ABD Doları civarındadır. Bu

miktarın %70’ini tüketici ambalajları, geri kalanını ise endüstriyel ambalajlar

oluşturmaktadır.

Türkiye’de ambalaj sektörünün yıllık gelişme hızının %9 olduğu tahmin

edilmektedir. Ülkemizde devamlı gelişme gösteren şehirleşme trendi, tüketicilerin

bilinçlenmesi sonucu artan beklentiler, kadınların iş hayatına katılımının artması ve

büyük mağazacılığın gösterdiği gelişim ambalaj sektörünü de büyümeye

yöneltmektedir.

Dünya Ambalaj Sektörü Cirosu (2000 yılı)

(Türler İtibari ile-Değer)

Kaynak: Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD)

Kaynak: Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD)

Cam

%6

Plastik

%30

Kagıt

karton

%34

Diğer

%5

Dünya Ambalaj Sektörü Cirosu (2000)

(Türler İtibari ile-Hacim)

Cam

%30

Kagıt karton

%37

Plastik

%22

Metal

%11

Ambalaj sektörünün en temel özellikleri; girdi “giriş çıkışının” çok olmasından

dolayı son derece dinamik bir sektör olması, teknolojik gelişmelere ve yeniliklere son

derece açık olması ve kar marjlarının düşük olmasıdır. Yaratıcılığı kuvvetlendirici

tarafları olan sektörde fark yaratmayı başaran firmalar pazar paylarında önemli artış

kaydedebilmektedir.

Her sektörde olduğu gibi ambalaj sektörünün de sorunları mevcuttur. Sektörün

temel özellikleri arasında belirttiğimiz yaratıcılık faktörü zaman zaman dizayn

geleneğiyle kısıtlanmaktadır. Hammadde ve malzemelerde kalite ve standart

sorunları yaşanmakta, üretim maliyetleri yükselmektedir. Sektörde yetişmiş eleman

bulma sıkıntısı mevcuttur. Bu bağlamda sorunun çözümü için devletle el ele verilerek

meslek okulları projeleri geliştirilmelidir.

Bu faktörlerin yanı sıra, devlet matbaaları ile özel sektör arasında zaman zaman

haksız rekabet yaşanmaktadır. Sektörde kapasite fazlası problemi mevcut olup,

direkt ihracat imkanları kısıtlı olmasına rağmen, sektör endirekt ihracatla nefes

alabilmektedir. Dolayısıyla pazar payını arttıracak imkanların yaratılması artık bir

mecburiyet halini almıştır.

İhracat sektörün en önemli gelir kaynağıdır. İhracatın ambalaj pastasında ürün

kategorilerine göre dağılımı, ton olarak, incelendiğinde 2001 yılında en büyük payın

168.933 tonla plastik ve flexible ambalaja ait olduğu görülmektedir. Bunu 40.911

tonla örgü /big bag, 25.713 tonla metal, 23.547 tonla oluklu mukavva ve 20.568 tonla

kağıt takip etmektedir.

Türkiye’de Ambalaj Sektörü Temel Göstergeleri

Ürün dalı Kapasite

(ton)

Üretim 2000

(ton)

Kapasite

Kullanım

Oranı 2000

(%)

Kapasite

Kullanım

Oranı 2001

(%)

Üretim 2001

(ton)

Kağıt ambalajlar 136.820 107.000 90.8 53.7 73.489

Karton

ambalajlar

250.000 127.500 39.6 47.0 117.333

Oluklu Mukavva

Ambalajlar

1.400.000 717.000 53.4 47.6 666.674

Plastik

ambalajlar

800.000 530.000 66.2 75.2 601.120

Fleksibl

ambalajlar

120.000 92.500 75.1 81.0 97.125

Metal ambalajlar

:

Teneke

Alümin

250.000

140.000

360.000 70.0

69.0

71.4

172.000

100.000

Cam ambalajlar 500.000 417.000 69.5 91.4 457.000

Ahşap

ambalajlar

450.000 350.000 77.7 77.8 350.000

TOPLAM 4.046.820 2.701.000 63.3 65.0 2.634.741

Kaynak: ASD

II. MALZEME İTİBARİYLE AMBALAJ ALT SEKTÖRLERİ

a. KARTON / KAĞIT AMBALAJ

1998 yılında yaşanan Uzakdoğu ve Rusya krizleri sektörü derinden etkilemiş ve

bu etkiler 2000 yılına kadar devam etmiştir. 2000 yılında sektörde dünya çapında bir

patlama yaşanmıştır. Bu patlamanın ana sebebi ekonomilerin gerek Avrupa gerekse

ABD’nde büyüme sürecine girmiş olması, Uzakdoğu krizinin etkilerinin hafiflemiş

olması, ve kağıt bazlı ambalajların plastik ambalajlara nazaran grafik tasarımlarındaki

gelişmelere daha açık olmaları sayılabilir.

Kağıt ve karton ambalaj sanayi ülkemizdeki kağıt karton üretiminin %52’sini

oluşturmaktadır. Sektörde hizmet veren 27 üretim tesisi bulunmaktadır. Konfeksiyon

olarak değerlendirildiğinde ise yüzlerce tesisi saymak mümkündür. Sadece oluklu

mukavva alt sektöründe tesis sayısı 103’tür.

1) Kağıt Ambalaj

Kağıt ve karton ambalaj, içindeki muhteviyatı göstermemesi dezavantajına

rağmen, hafifliği, esnekliği ve çevre dostu olmanın avantajından yararlanarak

sektördeki en büyük paya sahiptir.

Türkiye Kağıt Ambalaj Üretimi (ton)

Kullanım alanı 1998 1999 2000 2001

Sargılık 28.844 25.383 36.449 24.051

Kraft Torba 53.756 54.004 41.381 42.785

Sigara Kağıdı 7.550 5.000 5.535 6.653

TOPLAM 90.250 84.387 83.365 73.489

Kaynak: ASD

2) Karton Ambalaj

Türkiye Karton Kutu Ambalaj Üretimi (ton)

Kullanım Alanları 1998 1999 2000 2001*

Gıda ambalajları 66.548 46.873 46.173 40.894

Gıda dışı ambalajı 117.038 76.567 81.275 76.439

TOPLAM 183.586 123.440 127.448 117.333

Kaynak: ASD (*) 2001 yılı verileri yalnız KASAD üyelerinindir. Üye dışındaki üreticiler dikkate

alındığında 2001 yılı sonuçlarının %25 daha fazla olacağı tahmin edilmektedir.

3) Karton Ambalaj

Oluklu mukavvaya dayalı ambalaj sektörü son 10 yıl içerisinde gerek kapasite

gerekse kalite yönünden %100’lük bir gelişim göstermiştir. Oluklu mukavva şu anda

yerli üretim bazında Avrupa standartlarına yakın bir kapasiteyi yakalamış

bulunmaktadır. 2000 yılına kadar oluklu mukavva üretiminde kullanılan kağıtların

%90'ı yerli fabrikalarda üretilmiş, Gümrük Birliği’ne girilmesiyle bu oran %70’e

düşmüştür. Bu düşüşün nedeni yerli malın standartlarının uymaması ve fiyatın pahalı

olmasından dolayı ithalatın cazip hale gelmiş olmasıdır.

Türkiye Oluklu Mukavva Üretimi (ton)

Kullanım Alanları 1998 1999 2000 2001

Gıda ve gıda dışı ambalajlar(trayler),

Dış ambalajlar (Mikro, Fine, Grob ve

çift dalga)

629.228

682.228

717.794

764.631

Kaynak: Selüloz Kağıt Vakfı

Türkiye Oluklu Mukavva Tüketimi (ton)

Tüketim Alanı Miktar

Kuru gıda ambalajı 315.000

Yaş sebze meyve ambalajı 30.000

İçecek sıvı maddeleri ambalajı 38.000

Beyaz eşya ambalajı 35.000

Elektrik tüketim malları ambalajı 16.000

Temizlik malzemeleri ambalajı 63.000

Seramik malzemeleri 51.000

Dış ambalaj çeşitlerinin ambalajı 102.000

Diğer ambalaj çeşitleri 190.000

Et- balık, yumurta ambalajı 15.000

TOPLAM 855.000

Kaynak: Dünya Gazetesi, Ambalaj Sektör Eki

b. CAM AMBALAJ

Cam ambalaj bilinen en eski ambalaj çeşitlerinden biridir, hammaddesini silisli

kum oluşturur. Cam, silisli kumun çeşitli katkı maddeleri eklenerek belirli sıcaklıklarda

eritilmesinden meydana gelir.

Cam ambalaj geri dönüşümün önem kazandığı günümüzde özellikle gıda

sektöründe önemi artan bir daldır. Tüketiciye ürünü görerek alma olanağı yaratan

cama ambalajlar aynı zamanda gıdanın tadında, kokusunda veya lezzetinde

herhangi bir değişikliğe neden olmamasından dolayı da tercih edilmektedirler.

Yeni teknolojide cam ambalajın ağırlığı hafifletilerek iç hacmini arttırmaya yönelik

çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca camın renklendirilmesi konusunda da çalışmalar

sürdürülmektedir.

Vetropak Austria GmbH tarafından ambalaj malzemelerinin gıda maddeleri ile

etkileşimlerinin karşılaştırılmasına yönelik bir araştırma yapılmış ve sonuç olarak cam

ambalajın:

Gıda kalitesinin korunması açısından en yüksek değere sahip ambalaj olduğu,

Ambalajdan gıdaya hiçbir toksik madde geçişinin olmayacağına dair garanti

verebilen tek ambalaj malzemesi olduğu,

Gıdanın lezzeti üzerinde en az etkiye sahip olduğu, ve

Plastikler ile karşılaştırıldığında cam içine konulan gıdanın dış ortamdan

etkilenmeyeceği

Sonuçlarına varılmıştır.

c. PLASTİK AMBALAJ

Plastik petrol veya türevlerinden elde edilir. Plastik özellikle gıda sektöründe en

büyük gelişme potansiyeline sahip sektör olarak değerlendirilmektedir. Örneğin, pet

şişe dalında son yıllarda %15’lik büyüme kaydedilmiştir; bu artışın önümüzdeki

yıllarda da devam etmesi beklenmektedir.

Türkiye’de plastik ambalaj sektörü 800 bin tonluk bir kapasiteye sahiptir ve bu

rakamın her geçen gün artış gösterdiği bilinmektedir. Günümüzde direkt veya dolaylı

olarak plastik ambalaj tüketimi kişi başına 14-15 kg civarındadır. Bu rakam Avrupa’da

80 kg., Amerika’da ise 150kg. civarındadır. Plastikte çevre yasalarının etkileri,

Plastiklerin geri kazanılması ve rekabet faktörleri göz önüne alındığında önümüzdeki

beş yılda yaklaşık olarak %3,3’lük bir büyüme beklenmektedir.

Plastik ambalajların değişik çeşitleri mevcuttur. BU çeşitlerin en başında gelenler

PET (Polietilentetraftalat), PVC (Polivinilklorür), PS (Polistren) ve PE (Polietilen)’dir.

Bu isimler ambalajların kimyasal yapılarını yansıtmaktadır.

Polietilen (PE):

Evlere en sık giren plastik türüdür. Çamaşır suyu, deterjan ve şampuan şişeleri,

motor yağı şişeleri,çöp torbaları gibi çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Geri

dönüştürülen PE aynı amaçlarla kullanılabilmektedir.

Polivinilklorür (PVC):

Sağlık ve kozmetik ürünlerinin, su ve sıvı deterjanların ambalajlanmasında

kullanılır. Kullanılmış PVC ambalajlarından kirli su boruları, marley ve çeşitli dolgu

malzemeleri üretilmektedir.

Polipropilen (PP):

Deterjan kutularının kapakları ve margarin kapları bu malzemeden üretilmektedir.

Bu alanların yanısıra dayanıklı bir madde olması ve geri dönüştürülebilmesi

nedeniyle yoğun olarak otomotiv sektöründe kullanılmaktadır.

Polistren (PS):

Ev tüketiminde en az kullanılan plastik ambalaj türüdür. Sadece yoğurt ve

margarin kaplarında kullanılır.

Polietilentetraftalat (PET):

PET genellikle su, meşrubat ve yağ şişelerinin ambalajlanmasında kullanılır.

Kullanım alanı hafif ve kullanışlı olmasından dolayı giderek çoğalmaktadır. Atık petler

sentetik elyaf ve dolgu malzemesi olarak değerlendirilmektedir.

d. AHŞAP AMBALAJ

Ahşap ambalajlar yaş sebze, meyve gibi ürünlerin sandıklanmasında, taşımacılık

sektöründe ve istiflemede kullanılmaktadırlar. Monte yada demonte edilebilen nakliye

sandıkları ve konteynerler de bu grubun elemanları arasında yer almaktadırlar.

Sektör mensuplarından alınan bilgilere göre geçtiğimiz yıl içerisinde yaklaşık 350

bin ton ahşap ambalaj malzeme üretilmiştir. Uluslararası kara, deniz, havayolu

taşımacılığında ISO ve Euro koşullarına göre kullanılma zorunluluğu olan palet,

sandık ve konteynerlerin üretim ve kullanımı her geçen gün artış göstermektedir.

e. METAL AMBALAJ

Metal yeryüzünde oluşan çeşitli minerallerin saflaştırılmasıyla üretilmektedir.

Metaller elementler ve element alaşımlarından oluşur ve bu elementin adı ile anılırlar.

Ambalaj endüstrisinde en yoğun olarak kullanılan metaller teneke ve alüminyumdur.

Türkiye’de metal ambalajlar, kozmetik ürünlerin, boyaların, endüstriyel ürünlerin

ve veteriner ürünlerinin ambalajlanmasında kullanılmaktadırlar. Son yıllarda hediyelik

eşyaların pazarlamansında da aktif rol oynamaya başladığ__________ından kullanımında bir

artış görülmektedir. Ayrıca gelişim gösteren bir başka teneke kutu çeşidi ise fantezi

teneke kutulardır. Bugün bir çok mutfak aksesuarı, çay, şekerleme, kurabiye

kutularında fantezi teneke kutular kullanılmaktadır.

Dünyada da metal ambalajların pazar payı artmaktadır. İngiltere’nin önde gelen

gıda perakendecilerinden Sainsburry’s çorba, sebze, pişmiş bakliyat gibi birçok ana

gıda ürününü yeni dizayn ettirdiği teneke kutularda piyasaya sürmektedir. Kare Küp

olarak dizayn edilmiş bu kutular mutfak dolaplarında yuvarlak ürünlere göre %20

daha az yer kaplamakta dolayısıyla her açıdan daha çok tercih edilmektedir.

III. AMBALAJLARIN SEKTÖREL KULLANIMI

a. Sabun ve Deterjan Ambalajlanmasında Kurallar

1) Sabun

Kalıp Sabunlar: Kağıt veya madeni yapraklara sarılır yahut plastik torba, çuval,

mukavva kutu veya sandıklar içerisinde satışa sunulur. Dış ambalajların içinde

sabunla beraber ağırlığı 50 kg.ı aşmamalıdır. Kalıp sabunların veya ambalajların

üzerine aşağıdaki ilgiler okunaklı bir şekilde yazılmalıdır:

- Firmanın ticari ünvanı, kısa adı, adresi veya varsa tescilli markası,

- Standardın işaret ve numarası (TS 54)

- Sınıfı, tipi, türü, çeşidi,

- Net ağırlığı,

Toz ve Granül Sabunlar: 5 kg.a kadar olan miktarlar; uygun kağıt, kağıt, karton,

mukavva gibi sabundan etkilenmeyen maddelerden üretilmiş kaplarda, 5 kg.dan

büyük miktarlar ise uygun plastik ve kağıt torbalara konulduktan sonra plastik, plastik

dokuma, çift kat kraft kağıdı torba veya oluklu mukavva ile piyasaya sunulur.

Yumuşak Krem ve Sıvı Sabunlar: Sabunu etkilemeyen veya sabundan

etkilenmeyen amaca uygun plastik, metal veya benzeri kaplarda piyasaya sunulur.

Dış ambalajların ağırlığı sabunla beraber 30 kg.ı geçmemelidir.

 ORTAK KAPASİTE KULLANIMI

 

 

Flexbel (esnek) ambalaj sektöründe bugün için  irili ufaklı yüzü aşkın firma üretimde bulunmaktadır. Bu firmaların makine parkı stoklarını incelediğimiz takdirde milyar dolara yakın bir üretim makinesi stoğu ile karşılaştığımızı görmekteyiz. Firmalar, çok da yoğun bir fizibil çalışma yapmadan, ihtiyacı olan ve de ihtiyacı olabileceği tahmin edilen makine ve teçhizat yatırımlarına gitmiş (ve halende gitmekte) ve kapasite fazlası bir çok makine ve teçhizat, maalesef sektörümüzde atıl bir durumda beklemektedir. İşin en garip tarafı ise,muazzam bir atıl makine stoğu olan sektörümüzde yeni birçok firma açılmakta (ve dolayısı ile yeni yatırımlar yapılmakta), birçok firma kapasite artışına gitmekte (ve dolayısı ile yeni makineler alınmakta) ve yine milyonlarca dolarlık milli servetimiz, makine üreticisi dış firmalara kanalize edilmektedir. Makro ekonomi açısından, fevkalade kaynak israfı olan bu sistem işleyişi, mikro ekonomi açısından da,yatırımcılarımızı sıkıntıya sokan ve sokabilecek olan zaten kıt olan finansal kaynaklarını işletme dönerleri yerine,sabit sermaye yatırımlarına yönlendiriyor olmalarıdır. 

 

Şimdi, sektörümüzde belki de ilk defa olarak, bir çalışma sistemine girilebileceğini teklif etmekteyim. Belki de çok cesurca olan bu sistem teklifi kanımca hem makro ve de hem de mikro ekonomi açısından fevkalade faydalar getirebilecek, özellikle atıl makine stoğu olan firmaların rantabl çalışmalarını destekleyebilecek ve de kaynak israfının önüne geçebilecek ve dahi firmaların zaten kıt olan finansal kaynaklarının işletme durağanları yerine işletme dönerlerine sevk edilebileceği bir sistem olarak mütalaa ve kabul edilebileceği düşüncesindeyim.

 

Sistemin temeli, belirli bir kaynakta tesbit edilecek firmaların makine stok ve üretim kapasite tayinleri ile, üretim kapasitesi açığı olan firmalara yoğun iş talebi olan firmalardan iş akışı sağlayabilmek ve bu yolla üretim yoğunluğu nedeni ile malzeme taleplerine cevap veremeyen firmaların iş stoklarının belirli bir kısmını, iş stoğu az olan ve fakat gerekli makine parkına sahip olan firmalara bu iş yoğunluğunun belirli bir kısmının aktarılması olayıdır.

 

Bu yolla;

1.Firmaların, kapasite artışı için yeni makine alımlarının yerine, diğer firmaların atıl kapasitelerinden istifade ederek işletme finansmanlarının çok daha rantabl kullanabilmeleri,

2.Talep azlığı olan firmalarda,diğer meslekdaş firmalardan gelebilecek iş talepleri nedeni ile atıl makinelerin çalışır hale gelebilmesi,

3.Özellikle kadrolaşma açısından gerekli profosyonel kadrolar istihdam edemeyen orta ve küçük ölçekli firmalarda, profosyonel kadro çalıştırarak iş taleplerini geliştirmiş diğer firmalardan iş akışının sağlanabilmesi nedeni ile bu firmaların endirekt işçilik masraflarının minimize edilerek firma karlılıklarının dolaylı olarak artırılması,

4.Gelişmiş büyük ölçekli firmaların fazla iş kapasitelerinde, orta ve ufak ölçekli firmaların makine parklarının kullanılması nedeni ile (bu ufak ve orta ölçekli firmalarda endirekt giderlerin minimize olması nedeni ile üretim masraflarının çok düşük ve dolayısı ile üretim fiyatlarının rekabet edilebilir olması) maliyet fiyatlarının düşürülebilmesi,

 

Gibi ilk anda düşünülebilecek birçok fayda sağlanabilmektedir.Bundan başka,firmaların bu yolla birbirlerine yakınlaşması nedeni ile de firmaların makine stoklarının yanı sıra atıl hammadde stokları da karşılıklı olarak kullanılabilecek, kullanılmayan ve ihtiyaç fazlası hammadde stokları, ilgi stoklara ihtiyacı olan firmalar tarafından kullanıma alınarak, firmaların stok dönüşüm hızları da fevkalade şekilde artırılabilecektir.

 

Kanımca, yeterli organizasyon ve bilgi akışı sağlanılabildiği takdirde, ülkemizdeki birkaç büyük ölçekli firma haricinde diğer firmaların bu konuda fevkalade tecessüs sahibi olacağı, özellikle ihracata verilecek malzeme taleplerinde sistemin rantabl çalışabileceği,

bu yolla sistem dahilindeki firmaların büyük kazançlar sağlayabileceği görüş ve düşüncesindeyim.

 

Sistemin işleyişi hakkındaki metodoloji önümüzdeki günlerde şekillenebilecektir. Ambalaj

rehberi .com.tr gibi alt yapısı ve bilgi birikimi yüksek  sanal sitelerin devreye girmesi ile

yapılabilecek organizasyonların kanımca fevkalade sistem işleyişi sağlayabilmesi mümkündür.Bu konudaki çalışmalarımızın önümüzdeki kısa bir süre içerisinde tamamlanmasını planlamaktayız. Zannımca, Türkiye’de ve dahi Dünya’da bir ilki gerçekleştirmek, ülkemize ve siz sayın sektör mensuplarına yapılacak hizmetlerin en büyüklerinden birisi olacaktır.

 

Sezer KAPLAN

Özel Arama